15 Temmuz 2011

YEMEK & MUTFAK FİLMLERİ II - Konusu yemek olan filmler

"Yemek & Mutfak Filmleri" yazı dizimizin :) bu bölümünde başrolde yemeğin olduğu, önemli kısmının mutfakta geçtiği filmlerin listesini bulabilirsiniz. Giriş yazısı ve listedeki diğer filmleri görmek için buraya tıklayabilirsiniz.

BABETTES GÆTEBUS :
Babette'in Festivali - 1987 - Danimarka.
Film 19. yüzyıl Danimarka’sında tutucu ve dindar bir köyde geçiyor. Fransız mülteci Babette köyde yaşayan yaşlı kızkardeşlerin evine yerleşir, piyangodan çıkan büyük ikramiye ile komşularına zengin bir yemek hazırlar. Her türlü istek ve özentiyi günah sayan insanların önce bu yemeğe gösterdiği direniş daha sonra yerini mutluluk sarhoşluğuna bırakır. Ben sevdim bu filmi. Hele ki Babette'i oynayan Stéphane Audran'ı çok sevdim. Filmin ilk 1 saatinde yemekle ya da mutfakla ilgili bir sahne yok. Ama sonra bol bol yemek hazırlama sahnesi, bunların güzel tabaklarda sunumları, hele hele her yemeğe uygun farklı şarap ikramı kısımları pek seyirlikti. Bu film sayesinde değişik klasik Fransız yemeklerini de öğrenmiş oldum. Filmden pek şahane bir bölüm için tıklayınız.

Menü: “Amontillado” (bir çeşit tatlı İspanyol şarabı) ile başlıyor. "Potage à la Tortue" (kaplumbağa çorbası)- "Blini Demidoff au Caviar" (havyar ve ekşi krema ile sunulan bir çeşit krep) - "Caille en Sarcophage avec Sauce Perigourdine" (kaz ciğeri ve trüf mantarı sosu ile sunulan volovan hamurun içinde bıldırcın) - "La Salad" (hindiba ve ceviz ile zenginleştirilen sirkeli sosu ile salata) - "Les Fromages" (rokfor,papaya,incir,üzüm ve ananas). Tatlı olarak da "Savarin au Rhum avec des Figues et Fruit Glacée" (incir ve meyvelerle sunulan rum baba tatlısı)



BELLA MARTHA:
Bolca Martha - 2001 - Almanya.
Film, tüm hayatı mesleği üzerine kurulu olan, Hamburg'daki şık bir restoranın hırslı baş aşçısı Martha'nın kardeşinin ölümünden sonra hayatına giren küçük yiğeni ve çalıştığı restorana sonradan gelen İtalyan aşçı Mario ile birlikte değişen hayatını konu alıyor. Filmin başındaki soğan doğrama, limon rendeleme, hamur açma vb yemek hazırlama sahneleri, Martha'nın terapisti ile yaptığı yemek üzerine konuşmalar ve mekan olarak çoklukla bir restoranın mutfağında geçiyor olması sebebiyle ziyadesi ile yemek filmidir. Yemek sahneleri olmasa sıradan bir romantik komedi filmi sayılabilir. Ama daha sonra aynı filmin Amerikan versiyonunu (No reservations) izlediğimde Bella Martha'ya haksızlık mı ettim acaba diye düşünmedim değil. Filmden görüntüler için buraya ya da buraya tıklayabilirsiniz.



BIG NIGHT:
Büyük Gece - 1992 – Abd.
Film, restoran açmak için Amerika'ya göç etmiş olan Primo ve Secondo isimli kardeşlerin batmak üzere olan restoranlarını kurtarmak için son şansları olan büyük bir geceye hazırlıklarını anlatıyor. Benim en keyif alarak izlediğim filmlerden biriydi. Sinirli İtalyan aşçı, bol bol İtalyan yemeği (özellikle timpano yapımı çok güzeldi), filmin hiç diyalog içermeyen ama bitince kalkıp omlet yapmak isteyeceğiniz bitiş sahnesi... Bence çok güzel bir yemek filmi. Timpano yapımı için buraya, bahsettiğim bitiş sahnesi için buraya tıklayabilirsiniz.



CHOCOLAT:
Çikolata – 2000 – İngitere,Abd.
Joanne Harris'in aynı isimli romanından sinemaya uyarlanan film. Tutucu bir Fransız kasabasına gelen genç bir anne ile altı yaşındaki kızından ve onların çikolata dükkânından bahsetmektedir. Vianne'ın çikolataları tutucu kasabalıların tutkularını canlandırır ve kasaba halkının hayatını değiştirir. Çikolata sahneleri olmasa benim için pek bir kıymeti olmazdı bu filmin ama kuvertüründen sıcak çikolatasına, temperlemeden truffle yapımına kadar çikolataya dair ne varsa filmde bulunması sebebiyle ismi anılmadan olmaz.Filmin fragmanı için tıklayınız.




COMO AGUA PARA CHOCOLATE:
Acı Çikolata – 1992 – Meksika.
Anne karnındayken bile soğan kokusundan etkilenerek ağlayan Tita'nın ve ablasının evlendiği Pedro'ya olan aşkının, yemek tarifleri ve mutfak öyküleri arasında anlatılan öyküsü. 1989 yılında Meksikalı yazar Laura Esquivel tarafından yazılan romandan uyarlanmış. Romanın ve filmin original ismi "çikolata için gereken su gibi" gibi bir anlama geliyor. Bu da İspanyolca konuşan ülkelerde cinsel canlanma veya kızgınlık için kullanlan bir deyimmiş. Hani çikolata eritirken banmaride su kaynatılır ya işte Tita da sinirli olduğunda kendini o suya benzetiyor. Filmi izlemeden 1 hafta önce kitabını okumuştum. Büyülü gerçeklik akımından etkilenmiş, absürd durumların olduğu bir roman. Mesela kız soğan doğrarken ağlamaya başlar ve ortalığı sel basar. İki sevgili kavuştuğunda tutkularının ateşinden samanlık tutuşur. İki kız kardeş kavga edince bundan mutsuz olan fasulyeler saatlerce pişmez. Üzülerek yaptığı pastanın kremasına gözyaşı damladığında pastayı yiyen herkes hastalanır. Buna benzer sahnelerle dolu bir film. Bu sahnelerden birini izlemek için tıklayınız.

JULIE AND JULIA:
Julie ve Julia – 2009 – Abd.
Film 1950-60’lı yıllarda Fransa’da yemek yapmanın ustalıklarını öğrenerek kendini Amerikalılar’a Fransız mutfağını öğretmeye adamış şef, yemek kitabı yazarı ve bir televizyon yıldızı olan Julia Child ile 2000’li yıllarda NewYork’ta yaşayan ve kendine belli bir gun sayısında belli yemek tariflerini pişirmeyi ve bunlari internet bloğuna yazmayı hedef edinmiş Julie Powell’ın gerçek hayat hikayelerini birbirine paralel olarak anlatıyor.
Özellikle yemek bloğu yazanların pek ilgi gösterdiği bir film olmasına karşın kanaatimce ziyadesi ile uyduruk bir Amerikan filmi. Arada doğrama, çırpma sahneleri, güzel yemekler, tatlılar, bazı tarifler vs.. mutfağa dair şeyler var ama öyle kötü film ki bunlar bile kurtarmadı benim nazarımda filmi. Julia kısımları, Julia Child'a olan özel ilgim/sevgim sebebi ile daha izlenesiydi. Filmde Meryl Streep'in canlandırdığı Julia Child ile gerçek Julia Child karşılaştırması yapan bir video için buraya, Julia Child'ın 1960'lı yıllarda yaptığı televizyon programından komik bir video için buraya, Julia Child hakkında daha detaylı bilgi için buraya tıklayabilirsiniz.



LA GRANDE BOUFFE:
Büyük Tıkınma – 1973 – İtalya,Fransa.
Film, hayatından bezmiş 4 adamın haftasonunda bir eve kapanıp kendilerini sefahate vererek, seks yaparak ve sürekli ama sürekli yiyip içerek intihar etmeye kalkışmasını konu ediyor. Pek iştah açıcı (!) olmasa da bir yemek filmleri listesinde muhakkak olması gereken bir film. Filmin başrolünde yemekler var. Bol bol yemek sahnesi içeriyor. Her anlamda oburluğu anlatan bir Ferreri filmi. Filmden sahneler izlemek isterseniz buraya ya da buraya tıklayabilirsiniz.




NO RESERVATIONS: Aşk Tarifi – 2007 – Abd. Yukarıda bahsettiğim "Bella Martha" filminin Catherine Zeta-Jones'lu Amerikan versiyonu. Sevmeyeceğimi bile bile izledim. Konusu için bakınız yukarıdaki "Bella Martha" filmi.

TAMPOPO:
Tampopo – 1985 - Japonya.
Film, tır şoförü Goro’nun dul ramen aşçısı Tampopo’ya mükemmel bir fast-food ramen dükkanı kurabilmesi için yardım etmesini anlatıyor. Filmin içinde yine Uzakdoğu yemek kültürüne dair başka ufak hikayeler de var. Yönetmeni filmini “spagetti western”lere gönderme yaparak “ramen western” diye adlandırıyormuş. Bu vesile ile spagetti western’in ne demek olduğunu da öğrenmiş oldum. (Amerikalıların vahşi batı filmlerinin İtalyan yapım şirketleri tarafından çekilmesine verilen isimmiş.)

Japonya’da bazıları büyük, bazıları köşe başında sadece ayakta yiyebileceğiniz ufak ve salaş binlerce ramen restoranı varmış. İşte film de bunlardan birinde geçiyor. Uzakdoğu mutfağı ve pişirme yöntemlerine aşina değiliz ama bu tam bir “ramen” filmi. (ramen: bir nevi et suyuna makarnalı çorba)Bilmediğimiz bir kültürün zengin mutfak geleneklerine dair neşeli bir film. Ben en çok markette gördüğü tüm yiyecekleri mıncıklayan yaşlı teyzeye güldüm.


Filmin başlangıç sahnesinde ihtiyar ramen ustası bir gence ramen yemenin inceliklerini şöyle anlatıyor: Önce tüm kâseyi gözlemle. Biçimine takdir göster. Kokusundan zevk al.Yağ taneciklerinin mücevher gibi parıldayışını, şinacku köklerinin ışıltısını, deniz yosunlarının hafifçe batışını,taze soğanların yüzüşünü seyret. Üç domuz eti dilimine odaklan. Kilit rolü kendileri oynasa da, gösteriş nedir bilmez onlar. Şeftkatini ifade etmek için önce çubuklarla yüzeyi güzelce okşa. Sonra domuz etine birkaç kez dokun. Çubuğun uçlarıyla okşa onu. Nazikçe kaldır ve kâsenin sağındaki çorba kısmına daldır. Burada önemli olan şey "Yakında görüşürüz" diyerek domuzdan özür dilemektir. (ilgili sahneyi izlemek için tıklayın)

TORTILLA SOUP: Tortilla Çorbası – 2001 – Abd. "Yin Shi Nan Nu" isimli filmin Amerikalılar tarafından yeniden çekilen versiyonu. İzlemedim, izleyesim de yok. Konusu ve orijinali için bakınız bir sonraki film.

YIN SHI NAN NU:
Eat Drink Man and Woman – 1994 – Tayvan. http://www.blogger.com/img/blank.gif
Film, tad alma duyusunu yitirmiş emekli bir aşçı ve üç kızı arasındaki ilişkileri anlatmaktadır. Listedeki belki de en çok “yemek” içeren film. Bu yemeklerin çoğu yine pek aşina olmadığımız malzemeler tarafından yapılan Uzakdoğu yemekleri. Lezzetleri nasıldır bilmiyorum ama izlemesi pek keyifli. Mesela 5 dakika boyunca sadece usta bir el tarafından doğrama ve ayıklama sahnesi var.
Filmin başlangıcından bir sahne için tıklayınız.

4 yorum var:

Tülay Öcal dedi ki...

harika bir derleme olmuş, elinize sağlık...www.gelinciksurubu.blogspot.com

yemek tarifleri dedi ki...

harika tarifler..

Anonim dedi ki...

cok güzel bir siteniz var gercekten.yemek yapmaya asık, dunya lezzetlerıne asırı ılgılı bırı olarak yelpazeyı bu kadar genıs tutmanız gercekten cok hos cok tesekkur ederız:) en sevdıgım sey guzel yemek fılmlerı ve hepsı bır arada sızın sıtenızde mukemmel:)

hanimiş dedi ki...

Yorumlarınız için teşekkür ederim. Ne mutlu bana... Ama keşke isminizi de yazsaydınız.