Antalya'daki ilk günümde Manavgat'taydım. Akdeniz Üniversitesi Manavgat Meslek Yüksek Okulu'nun aşçılık ikinci sınıf öğrencileri ile bir araya geldik. Daha önce gastronomi festivalinde tanıştığım milli aşçı Köksal Sezgin'in eşi öğretim görevlisi Ahu Hn. karşıladı beni. Pastacılık dersi kapsamında şeker hamuru üzerine bir atölye çalışması yaptık.
Köksal hoca daha önce de pastacılık dersinde bizim kitaptan bazı tarifler yaptırmış öğrencilere. Bir okul bünyesinde kitabımızdan tarifler deneniyor olması beni hem çok sevindirdi hem de gururlandırdı.

Henüz liseyi bitirmelerinin üzerinden birkaç sene geçmiş olmasına rağmen daha önce gittiğim meslek liselerinden farklı olarak bu öğrencilerin hangi alanda çalışmak istediklerine dair daha çok fikirleri oluşmuş. Mesela hangi öğrencilerin pastacılık konusunda çalışmak istediklerini beni dinlerkenki ilgilerinden ve bakışlarından anlayabildim. Aslında gönül isterdi ki yüksek okulda aşçılık ve pastacılık bölümleri ayrılmış olsun.
Malesef Manavgat'ı görme şansı pek bulamadım. Sabah doğrudan okula gidip akşam da hemen Antalya'ya geri döndüm. Ama umarım baharda okullar kapanmadan önce yine gidebilirim. Hem öğrencilerin bazılarıyla denize gireceğiz diye sözleştik. Ayrıca Ahu Hn'ın Karadeniz yemeklerini de yemeye söz verdim. Ne güzel olur...
Manavgat'tan Antalya'ya otobüsle 1 saatte gidiliyor. Antalya hakkındaki ilk gözlemlediğim şey toplu taşımanın yetersizliği ve karmaşıklığı oldu. Antalya'yı bilenler anlayacaktır. Şöyle ki Manavgat'tan gelen otobüslerin son durağı Antalya otogarı. Ama ben o akşam Lara'da oturan bir arkadaşımda kalacaktım. Otobüste sorduğum herkes Lara'ya toplu taşıma ile gidebilmemin tek yolunun önce otogara gidip oradan tekrar Lara arabalarına binmem gerektiğini söyledi. Ama böyle yapmam önce şehrin uzak ucuna gidip tekrar geri dönmem anlamına geliyordu. Ben de çevre yolunda inip o yöne nasıl olur da bir otobüs/minibüs olmaz diye söylenerek taksiye bindim. Taksi yolculuğum da çok garipti. Gerekli gereksiz o kadar çok trafik ışığı vardı ki bu ışıkların oluşturduğu garip bir trafik vardı yollarda. Çok kısa bir yolu epey uzun bir sürede alabildik.
Antalya'da arkadaşım Kaan'a misafir oldum. Onun sayesinde Antalya'da yaşam nasılmış biraz fikrim oldu. İlk gözlemlediğim şey evinde ısınmak için klima kullanıyor olması oldu. Sonradan başkalarından da öğrendim ki burası için bu normal bir davranışmış. Akşam her ne kadar soğuk da olsa gündüz güneşle ısınan duvarlar sayesinde akşam bir süre klima çalıştırmak soğuğu kırmaya yetiyormuş. Nitekim ertesi gün öğleden sonra açık havada oturduk. Kasım ayının sonu olmasına rağmen hava o kadar sıcaktı ki önce montumu sonra hırkamı çıkarıp gömlekle oturabildim dışarıda. Bir de her binanın üzerinde ısı panelleri var. Sıcak su ihtiyacı için kışın bile yeterli oluyormuş. İlk defa kışın bir güney ilinde bulunduğum için bunlar benim için değişik gözlemler.

Salı günü sabah erkenden TMS Akademi'de dersim vardı. Arkadaşım Ebru (ki kendisi Antalyalıdır) bana Ayşe Bacı'dan katmer sipariş etmişti gelirken getir diye. Yerini de tarif etmişti. Ben Lara'daydım, Ayşe Bacı da Lara'daydı, TMS Akademi de Lara'daydı. O zaman sabah biraz erken kalkıp TMS'ye yürüyerek gider, yolda katmerleri alırdım. Görünüşte plan çok iyiydi. Ama evdeki hesap çarşıya uymadı. Kaan'ın evi ile TMS'nin olduğu yer arasında elimde bavulum ile tam 45 dakika yürüdüm. Üstüne üstlük katmerciyi de görmedim.

Antalya'daki atölye çalışmasını oldukça kalabalık bir grup ile gerçekleştirdik. Benimle irtibata geçerek gelen dört-beş kişi vardı. Diğer katılımcılar TMS vesilesi ile haberdar olup gelmişlerdi. Katılanların bazıları ile öncesinde birebir diyaloğum olmadığı için malesef dersin içeriği konusunda yeterli bilgileri yoktu. Bu durum ilk etapta beni biraz yordu ama sonra Şahin usta ve Alev Hn'ın yardımıyla güzel bir şekilde günü tamamladık. Alev Hn. TMS'nin kadrolu eğitimcilerinden. Aynı zamanda Çikurab isimli bir de üretim atölyesi var. Alev Hn'ın da bu çalışmadan önceden haberi olmamış malesef. İstanbul'daki eğitimlerimize katılan Nevin Hn sayesinde haberdar olmuş ve gelmiş.
Ders bittikten sonra Evren, İzgün, Nevin ve Alev Hn ile birlikte yemek yedik. Evren Hn ile zaten turneyi duyurduğum günden beri haberleşiyoruz. Öncesinde de bloglarımız vesilesi ile sanal bir ahbaplığımız vardı. Antalya'da görmeyi ve tanışmayı en çok istediğim kişiydi kendisi. Gerçi umduğum kadar fazla vakit geçiremedik birlikte ama ilk adımı atmış olduk. Bundan sonra ne zaman Antalya'ya gitsem ziyaret edeceğim bir arkadaşım daha oldu. İzgün Hn ile ilk defa TMS'deki atölyede tanıştık. İyi ki gelmiş, artık severek takip edeceğim yaptıklarını. Nevin Hn ile olan ilişkimiz ise çok komik... İlk defa, 19 Kasım günü İstanbul'daki cakepops dersine geldiğinde tanışmıştık. Birkaç gün sonra, 22 Kasım'da bu sefer ben Antalya'ya gittiğimde oradaki atölyeye katıldı. Sonrasında 2 Aralık günü yine İstanbul'daki kapkek atölyesine geldi. Sanırım sıra bende... Mart'ta Antalya'da bir butik kapkek dükkanı açacak. Umarım herşey gönlünce olur.

not 2: Antalya'nın nesi meşhur dediğimde herkes "reçel"i diyordu. Gerçi süper reçeller yapan bir annenin evladı olarak reçel almak gibi bir niyetim yoktu ama Nevin Hn beni Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü'ne götürünce daha önce hiç tatmadığım patlıcan ve bergamut reçellerinden aldım. Fiyatları o kadar uygundu ki kendimi tutamayıp nar suyu, nar ekşisi ve diğer reçel çeşitlerinden de almış olabilirim. Tabii bunları uçağa nasıl soktuğumu ne siz sorun ne ben söyleyeyim.
not 3: Beni çok güzel ağırlayan arkadaşım Kaan'a çok teşekkür ederim. Bu şarkı onun için gelsin :)
not 4: Antalya turnesine ait tüm fotoğraflar için buraya tıklayabilirsiniz.
6 yorum var:
Katmerleri birkac gun sabah ogle aksam olmsk uzere doyasuya yedik :-) Ayse baci'nin ellerine senin ayaklarina saglik :-)
Keşke ben de yanınızda olabilseydim Işıl. Ne yapalım, bir dahaki sefere. Yine geleceksin değil mi? (Bir de soru: Tevfik ustaya gittin mi? İstanbul'dan bir arkadaşın geldi dedi ama sen misin değil misin emin olamadım?)
süper güzel bir gündü çok teşekkürler Işıl hanım ayağınıza,ağzınıza ve güzel yüreğinize sağlık...tekrar görüşmek dileğiyle...
harikaa adanaya gelmiyosmusunuz:)
Afiyet olsun Ebru, sayende ben de yeniş oldum meşhur katmerden.
Tijen gitmedim, gidemedim, sensiz içimden gelmedi :) Tevfik Usta hakkımı seninle birlikte kullanmak üzere erteledim..
Teşekkür ederim Behnur Hn, benim için de çok güzel bir gündü..
Pastabahçem.. önümüzdeki sene yine benzer bir turne programı yaparsak ilk sırada Adana olacak.. Henüz birşey belli değil ama olursa emin olun size hususi olarak da haber vereceğim.
Canımmm çook güzel ve keyifli bir gündü gerçekten ancak dediğin gibi çok fazla zaman geçiremedik ama ileride bunun acısını kat kat çıkartırız hiç merak etme. Her şey için tekrar teşekkürler....
Sevgiler,
Evren
Yorum Gönder